2016 MEZUNİYET PROJELERİ KATALOĞUNA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

7. Mimarlık ve Eğitim Kurultayı'na Anadolu ev sahipliği

 

18 Kasım 2013 Tarihli e-gazete: Anadolu Haber, Sayı:691, 25 Kasım 2013- 1 Aralık 2013

http://e-gazete.anadolu.edu.tr/veriler/2013/11/1384777615_rektor_aydin.jpg

Anadolu Üniversitesinin ev sahipliğini yaptığı 7. Mimarlık ve Eğitim Kurultayı, 14 Kasım Perşembe günü Mimarlar Odası tarafından eğitim sorununu tartışmak üzere düzenlendi. "Mimarlık Mesleğinde Bütünleşme ve Dayanışma" konulu kurultay toplantısına, Mimarlar Odasına üye olan çok sayıda meslek adamı ve eğitim sorununu tartışmak üzere de Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde görev alan öğretim elemanları katıldı.

Öğrenci Merkezi Salon 2009'da düzenlenen 7. Mimarlık ve Eğitim Kurultayı, hem profesyonel alanda çalışanlarla üniversite eğitimcilerinin birlikte dayanışması ve bütünleşmesi hem de akademik kadroları yetersiz olduğu için üniversitelere destek sağlama amacını taşıyor. 1999 Marmara depreminden sonra mimarlık mesleğini tartışmak üzere düzenlenmeye başlayan Mimarlık ve Eğitim Kurultayı, 2 sene aralıklarla her sene bir kentte yapılıyor ve her sene farklı bir tema belirleniyor. Oturumlar ise 2 gün boyunca devam etti.

"Kurultay, Türk mimarisinin gelişmesinde önemli yere sahiptir"

Kurultaya Türk Dünyası Kültür Başkenti Eskişehir'in ev sahipliği yapmasından dolayı duyduğu mutluluğu belirten Eskişehir Vali Yardımcısı Bekir Şahin Tütüncü sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Mimarlık disiplinlerarası karakteriyle kullanışlılık, sağlamlık ve güzellik ekseninde âdeta yaşamımızı tasarlamaktadır. İnsanlığın en eski ve vazgeçilmez mesleği ve aynı zamanda sanatı olan mimarlık, medeniyetlerin karakteristik özelliklerini yansıtmasıyla medeniyetlerin tarihini de doğal olarak bünyesinde taşımaktadır. Mimarlık ile eğitim kurumlarının ortak çalışma ortamında buluşmasını sağlama misyonuyla gerçekleştirilen Mimarlık ve Eğitim Kurultayları, Türk mimarisinin şekillenmesinde önemli bir paya sahip olacaktır. Kurultayların kesintiye uğramadan günümüze kadar uzanması bu şekilde bir iş kültürü ve disiplin anlayışı farklı alan ve dallara örnek olması açısından da göz ardı edilemeyecek bir öneme sahiptir."

"Mimarlık sanattır"

Rektörlük döneminde mimarlığın Güzel Sanatlar Fakültesi içerisine alınması için mücadele verdiklerini  dile getiren Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen "Mimarlık, bir sanat mesleğidir. Yapılan eser, bir sanat eseri olarak ortaya çıkar. Güzel sanatlar ve bir sanat olarak mimarlık da insanlara yaşadıkları yerde, mutluluk duygusu veren unsurlardan bir tanesidir. Ayrıca insanları eğitir, onlara kültür verir. Bu yüzden Güzel Sanatlar Fakültesinde olması gerekir." şeklinde konuştu.

"Gençler apolitik, tembel, mutsuz değil"

Bugünkü kuşağın tembel, apolitik, asosyal ve hoşgörüsüz olarak düşünülebileceğini ama aslında öyle olmadığını söyleyen Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Davut Aydın konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Tembel değil çalışkan, apolitik değil politik, kolektif, esnek bir kuşakla karşı karşıyayız. Bu kuşağın adı yapılan bir araştırma neticesinde de Next Normal olarak belirlendi. Dünyanın en önemli medya kuruluşundan VivaCom’un bu araştırması 24 ülkede 9 ile 30 yaş arası insanları kapsayan bir araştırmadır."

Türkiye'nin de dâhil olduğu araştırmanın kapsamına giren denek sayısının 15 bin olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aydın sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Kimliğinden dolayı onur duyuyor musun? sorusuna verilen cevap oranı % 83. Kendi ülke geleneklerine bağlılığı önemsiyor musun? sorusuna verilen cevap oranı % 76. % 86’sı kendisini hoşgörülü olarak tanımlıyor. % 84’ü daha iyi bir dünya için kendi yaş grubunun dünyayı değiştirecek potansiyeli olduğuna inanıyor. % 73’ü başka bir ülkeden gelenle yaşamayı kabul ediyor. % 87’si aktif olarak dünyaya karşı merakı var ve dünyayı izliyor. % 87’si kendisini paylaşımcı ve iletişimci olarak tanımlıyor. % 85’i değişikliklere kolay adapte olabileceğini düşünüyor. % 93’ü ise ırk, din, cinsiyet, politik görüş ve cinsiyet yönelimi gözetmeksizin global olarak insanlara karşı sorumlu olduklarını düşünüyorlar. % 88’i teknoloji eşittir hayat diyor. % 76’sı sosyal medyayı başkaları ile ilişki kurmada en önemli araçlardan biri olarak görüyor. % 73’ü de interneti dünyayı anlamanın en önemli yolu olarak görürken, bu yüzde tarafından her zaman ve her yerde sınırsız eğitim isteniyor. Yeni medyanın tüm mecralarında olmak, kişileştirilmiş eğitim imkânları, sıkıcı değil, eğlenceli eğitim ve sosyal medyada içerik üretmek isteniyor. İşte böyle bir kuşakla karşı karşıyayız ve böyle bir ortamda mimarlık eğitimini tartışıyoruz. İşte böyle bir yapı içinde Anadolu Üniversitesi olarak biz, Açıköğretimde 30'uncu yıla ulaştık. Tüm sistemimizi tepeden tırnağa bilgi ve iletişim teknolojilerini de kullanarak değiştirdik." 

Kurultay hakkında bilgi veren Anadolu Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevin Aksoylu "Bu çalışmaların sonucunda, Mimarlık Akreditasyon Kurulu (MİAK) kuruldu. Bunun yanında yine mimarlık mesleğine kabul koşullarını belirlemek üzere bir komisyon oluşturuldu. Yine bu işlevsel olarak çalışıyor. Bunun yanında sürekli gelişim hizmeti olarak Mimarlar Odası tarafından bir birim kuruldu." bilgisini paylaştı.

"Muhtaç olduğumuz kudret, bu beyinlerde mevcuttur"

7. Mimarlık ve Eğitim Kurultayı’nın açılış konuşmasını yapan Mimarlar Odası Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Gürel "Eskişehir artık 'eski şehir' değildir. Yenilenmiş ve pek çok konuda yeniden doğmuştur. Tek bir şeyi ise değişmemiştir. O da aydınlık görüşü ve ilericiliğidir." dedi.

Gürel, konuyla ilgili olarak sözlerini şöyle sürdürdü: "Ülke genelinde Mimarlar Odasına kayıtlı 45 bin üyemiz var. Yakında bu sayı ikiye katlanacak. Ben bardağın dolu yanını görüyorum. Bu, mimar nüfusunun artacağı demektir. Yani iyi ve sağlıklı mekânları tasarlayan kişi sayısı artacak. Resmî kurumlarda çalışan, siyaset düzleminde yerel yönetimlerde görev alan meslektaşlarımız artacak. Bu kriterlerin artmasının en önemli faktörü ise siz değerli öğretim üyelerimin artışıyla söz konusu. Bizlere çok büyük görevler düşüyor. Muhtaç olduğumuz kudret, bu beyinlerde mevcuttur."

"Mimarlık mesleği tehlikede"

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhcu, kurultayda mimarlık, eğitim ve meslek alanında bütünleşme ve dayanışmayı gerçekleştirmek amacıyla bir arada olduklarını ve mimarların zor koşullarda çalıştıklarını söyledi. 

Son yıllarda mesleki haklara yönelik saldırıların artması sonucu var olan güvencelerin kaldırılmasının söz konusu olduğunu belirten Muhcu "Bu durum hem yapıların niteliğini etkiledi hem de meslektaşlarımız arasında haksız kazanç sağlayacak. Mimarlar zor koşullarda yaşamlarını sürdürüyor. Meslek alanından kopmaktalar ve işsizleştirmeyle işlevsiz hâle geldiler." şeklinde konuştu. 

"Uzun süredir bu sorunlar karşısında sessiz kaldık. Yeterince sesimiz çıkmadı." diyen Eyüp Muhcu konuyla ilgili olarak şunları aktardı: "Üniversitelerin, meslek odalarının, yerel yönetimlerin özerk çalışma kamusal ve toplumsal sorunlarını yerine getirme çalışmaları ortadan kaldırılırken demokratik tepkilerimizi yeterince dile getiremedik. İktidarın istikametinin belli olduğu koşullarda kanaatimce asıl önemli olan sorun budur. Yani suskunluğumuzdur." 

Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhcu'nun ardından söz alan Kurultay Başkanı Cengiz Bektaş ise Muhcu gibi Mimarlar Odasının etkisizleştirilmeye çalışıldığını dile getirdi.

"Yasalar uygulamada sıkıntılı"

KKTC Mimarlık ve Eğitim kurultayı Başkanı Ekrem Bodamyalızade ise kurultaya Kıbrıs’tan katılmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti. Sözlerine Oktay Başkan'ın "Çarpık kentleşme ve mimariden yoksun yapılaşma, doğal çevreye uyumsuz gelişmeler, mimar olmayanların hizmet üretmeler, köklü mesleğimizin yasal bir tanımının olmamasından kaynaklanmaktadır." söylemiyle başlayan Bodamyalızade sözlerine şu şekilde devam etti: "Sayıları 43 bini bulan mimarların ona çağdaş bir meslek yasası borcu var. Yavru Vatan'ın Ana Vatan mimarlarıyla buluşma noktası, yine o ve ekibiyle sağlanmıştır. Bu nedenle 3 kurultaydır çalışmalarımızı birlikte sürdürüyoruz. Burada sizlerle yaptığımız çalışmaları, yasa ile elde ettiklerimize nasıl entegre edeceğiz, onun yolunu bulmaya çalışacağız. Yasal olarak birçok şeyi elde etmiş durumdayız; ancak yürütmede Ana Vatan'a bağlı sıkıntıların olduğu bir gerçek. Bu yasaların bir kısmını uygulamaya koyabildik. Biliyoruz ki eğitimle uygulama arasında kopukluk var. Bu bilinçle ve hazırlıkla buradaki çalışmaları izleyip kendi kurulumuza katkıda bulunacağız."

 

Bilge Sönmez (Haber Merkezi)